Toplum Çalışmaları Enstitüsü'nün Şubat 2026 raporu, malumun ilanını gözler önüne serdi. Avukatların sayısı, patlama yaparcasına arttı. 98'de 37, 2024 ılı 199, ve 2025 sonunda 206 bin. 26 yılda 6 kata yakın artan avukat sayısı neyin işareti?
Tabi ki nüfusun artışı, diğer meslekler gibi avukatların da sayısının artışına neden oldu. Ancak, bu artış orantılı değil.
2009'da 1095 kişiye 1 avukat düşer iken, 2024'de bu sayı 400'lere kadar düştü. Bu artışta, nüfus artışının pek bir etkisi yok gibi görünüyor.
Aslında bu artışın ana nedeni, 2010'lu yıllarda hukuk fakültesi öğrenci kontenjanlarının oldukça yüksek olması. Ve bu ateş saçan hukuk öğrencileri, artık mezun oldu. Ancak, merdiven altı hukuk fakülteleri diploma vermekten öte gitmeyen bir uygulamaya yönelince, artık buna dur denildi ve 2025'te fakültelerin kontenjanları yarı yarıya düşürüldü ve bir çok merdiven altı fakültenin kapısına kilit vuruldu.
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı uygulamasına geçilince, aslında saklanan gizlenen her şey ortaya çıktı. 2025 HMGS'de başarı oranı % 20'lerde kaldı. Yani, mezunların % 80'ni bu sınavı geçemedi. Bu oran, dünya ortalaması ile aynı ancak Türkiye bu gerçekle ilk kez yüzleşti.
Sınavı geçemeyen bir çok aday, başarısızlıklarının faturasını "sınavın varlığı"na bağladı. Evet, yanlış duymadınız, sınav olmasaydı her şey çok daha güzel olacaktı. Hatta, sınav olmadan avukatlık yapmaya başlayanları, kendilerinden daha düşük gördüklerini açıkladılar hem de sınavdan başarısız olmalarına rağmen.
Hukuk fakültelerinin kontenjan azaltmaları ve HMGS sınavı, 1-2 yıl sonra avukat sayısındaki artışın duracağı hatta düşeceğini bize işaret ediyor. İstanbul'da 68, Ankara'da 26, İzmir'de 14 binden fazla avukat olduğu göz önüne alınırsa, sayının artık düşmesi gerektiği açık. Ayrıca, HMGS sınavından geçemeyenlerin tepkileri, artık hukuk fakültesi tercih eden adayları da korkutacağından, kontenjan düşse de tercihlere de bu durumun olumsuz yansıyacağı tahmin ediliyor.
Hukuk mezunlarının yaşadığı en büyük sorun, eğitimlerinin iyi verilmemiş olmasından ziyade, tabela fakültelerinin sağlayamadığı imkanlar. Uzaktan eğitimden farklı olmayan bu fakültelerdeki öğrencilerin, başarısız olmaları da kaçınılmaz olmakta, ilk genel elemede gerçekle yüzleşmektedirler.
Yazar: Bayram-Yuksekkaya - 9 minute
Fukuyama ve Tarihin Sonu 1992 yılında Fukuyama bir makale yazdı: Tarihin Sonu. Daha sonra revize edilerek kitaplaştırılan bu makalede Fukuyama, Sovyet Rusyanın çöküşüyle birlikte, tarihin evrimsel bir süreç ola...
More